Pulp Fiction İncelemesi : Seviyorum Bu Filmi - Weblogum
weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi

SON YAZILAR

Pulp Fiction İncelemesi : Seviyorum Bu Filmi

 Pulp Fiction İncelemesi : Seviyorum Bu Filmi
Okunuyor Pulp Fiction İncelemesi : Seviyorum Bu Filmi

Pulp Fiction, 1994 tarihinde çıkan kara komedi suç filmidir. Filmde “Döngüsel anlatım” formatı vardır, yani sondan başlıyoruz ve filmin sonunda başladığımız yere geri dönüyoruz. Sıra dışı anlatılar her zaman ilgi çekicidir, çünkü filmde seyirci her şeyi bir araya getirmek ister. Bu, pulp fiction’ın iyi yaptığı pek çok şeyden sadece biri.

“Pulp Fiction ı izlemeyenler devamını okumasın spoliler var.

Pulp Fiction Konu İncelemesi

Film, muhtemelen bir ilişkisi olan bir erkek ve bir kadın arasındaki sohbetle başlıyor. Yemek yedikleri restoranı soymak hakkında tartışıyorlar. Bu sahnede sevdiğim şey, bu karakterleri tanımıyoruz ama yine de onların konuşmalarını dinlemek bizi sıkmıyor.

Film, Jules Winnfield (Samuel L. Jackson) ve Vincent Vega (John Travolta) ‘yı tanıttığında da aynı şey oluyor. Hollanda hakkında ve Paris’teki McDonald’s hakkında konuşuyorlar.

Not: Bu filmdeki diyaloglar cidden muhteşem.

Tarantino, en sıradan sohbetleri bile başyapıt gibi gösterebilir. Örneğin, Jules ve Vincent daha sonra patronları Marsellus Wallace (Ving Rhames) ve karısı Mia Wallace (Uma Thurman) hakkında bir sohbete başlarlar. Görünüşe göre birisi Mia’ya ayak masajı yaptı ve Marsellus onu pencereden dışarı attı. Jules ve Vincent, koridorlarda yürürken, ayak masajının samimiyeti hakkında tartışıyorlar. Ve bu sahnede harika bir arkadaşlığa sahip iki havalı karakter gibi görünüyorlar. Sonra, eve girdiklerinde ve Jules tüm Hezekiel konuşmasını yaptığında, bu filmin nasıl bir film olacağını gerçekten anlıyorsunuz.

Ardından, Marsellus, Butch Coolidge (Bruce Willis) e bir barda konuşma yaparken görüyoruz. Butc, Marsellus’un box maçını kaybetmesi için ona teklif ettiği parayı alıyor. Vincent ve Jules bara girerler ve Vincent ile Butch arasında küçük bir tartışma olur, ancak çok önemli bir sahne değil.

İşte O Mehşur Dans Sahnesi

Vincent, Mia’yı bir akşam yemeğine götürür, götürmek demeyelim de eşlik eder diyelim ve burada bir twist (dans) yarışmasına katılırlar (ve dansı kazanırlar). Sonra Vincent ve Mia, Wallace evine geri döner, Mia, Vincent’ın uyuşturucusunu kullanır ve aşırı doz alır. Vincent, filmin komik sahnelerinden birinde onu canlandırmak için kalbine bir adrenalin vurmak zorunda kalır.

Ardından, film Butch un çocukluğuna gidiyor ve butch un babasının arkadaşı genç Butch a babasının saatini ona teslim edebilmek için iki yıl boyunca rektumunda nasıl sakladığını anlatan bir sahne var. Bu sahnenin açıklanmaya ihtiyacı yok. Sonra film Butch ın büyüklüğüne geçiyor ve butch kaybetmesi gereken dövüşten önce uyanıyor. Ama tabii ki kaybetmiyor. Dövüşü kazanıyor ve dövüştüğü kişiyi öldürür. Butch daha sonra kız arkadaşı Fabienne’i (Maria de Madeiros) Marsellus’un adamlarından saklandıkları bir otele götürür. Ancak Butch, Fabienne’in saatini apartmanda bıraktığını öğrenir ve Butch daireye geri döner saatini alır, ancak mutfak tezgahında bir silah görür. Tuvalet sifonu duyar ve Vincent banyodan çıkar. Butch onu silahla vurarak öldürür.

Butch arabası ile giderken Marsellus onu görür. Ve araların çatışma yaşanır. Marsellus, Butch’un peşinden bir dükkana kadar koşar ve burası işlerin çok tartışmalı hale geldiği yerdir ve gerçekten ne olduğundan bahsetmeyeceğim, ama oldukça garip. Ancak sonunda Marsellus, Butch u affeder ve Butch, Fabienne ile Los Angeles’tan kaçar.

Filmin son sahnelerinden birinde Tarantino’nun (Jimmie) oynadığı bir kısım var, ancak diğer sahnelerle karşılaştırıldığında çok akılda kalıcı sahne olduğu söylenemez.

Vee Film Başa Dönüyor

Film son sahnelerinde jules ve Vincent kahvaltı yapmak için bir resterona giderler. Ve ilk baştaki Çift, restoranı soymaya çalışır, ancak Jules tarafından durdurulur. Ve the end!

Filmdeki her küçük ayrıntıyı açıklamak istemedim, yoksa yazı uzar da uzardı. Ama inanın bana, bu film çok güzel ve şaşırtıcı derecede güzel kamera açıları ile çekimler mevcut. Oyunculuk inanılmaz, tüm şakalar çok iyi. Aksiyon iğrenç ama havalı. Pulp Fiction gerçekten çok efsane bir film ve benim fikrimce tarantino nun en iyi filmi.

Yüzüklerin efendisi mi yoksa Yıldız savaşlarımı daha iyi ? bence bu yazıya da bakmalısın dostum.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın