To The Moon: Bir Ay Işığı Kadar Güzel - Weblogum
weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi weblog sitesi

SON YAZILAR

To The Moon: Bir Ay Işığı Kadar Güzel

 To The Moon: Bir Ay Işığı Kadar Güzel
Okunuyor To The Moon: Bir Ay Işığı Kadar Güzel

To the Moon, Freebird Games tarafından 2011 yılında piyasaya sürülen bir piksel grafikli indie oyundur. Oyunun arkasındaki fikir basit ama çıkardığı işler büyüleyici. To the moon, Steamde 10 üzerinden 10 oy alan bir oyun ve 5 saat gibi bir sürede bitmekte, Oyunda bizi içine çeken nokta ise hikâyesi, arkasından bizleri sonsuz duygu kasırgasına sürüklemesi. Oyunla ilgili kısa bilgiler verdiğimize göre gelin şimdide incelemesine bakalım.

To The Moon İnceleme

Oyunun konusuna bakacak olursak, iki araştırmacı olan Dr. Eva Rosalene ve Dr. Neil Watts, ölmekte olan yaşlı Johnny Wyles’in son arzusunu yerine getirmek için anılarında geriye doğru yolculuk ettiği duygusal bir hikâyeyi anlatmakta. Hikâyeden fazla söz etmeye gerek yok kendiniz deneyimlemelisiniz kesinlikle pişman olmayacaksınız.

Biz oyunda iki doktoru kontrol ediyoruz. Ve anıların kilitlerini aşarak ilerliyoruz ve ilerledikçe sevinçler ve üzüntüler yaşamış sıradan bir adamın hayatına geri dönmüş oluyoruz. Oyunda anılar ile geçmişe gitmek için bulunduğumuz alandaki hatıraları bulmamız lazım, bunlar bulmak zor değil çeşitli nesnelerle etkileşim kurarak bunları kolayca yapabiliyoruz. 5 tane hatıra bulduğumuz zaman karşımıza basit bir bulmaca çıkıyor ve kolayca çözüp, hasta adamımızın anılarında dolaşıyoruz ve isteğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Burda şahsen ben bulmacaların biraz daha zor olmasını isterdim ama To the Moon’un anlatımı o kadar samimi ve dokunaklı ki, bu yüzeysel bulmacalar bile hikayeyi azaltmadı.

Oyunun müziklerine gelelim, Müzikler muhtemelen oyunun en güçlü unsuru ve daha çok piyanodan oluşmakta, neşeli ve melankolik ses karışımı hikâyeye ve sahnelerin geneline mükemmel bir şekilde eşlik ediyor. Açılış temasındaki hüzünlü ama umut dolu “For River” müziği cidden unutulmaz güzellikte, oyunu bitirdikten sonra soundtracklerini dinlemenizi kesinlikle öneririm.

to the moon inceleme

Sonuç

Gelelim sonuca, oyunu oynadığınızı varsayarak kendinize şu soruyu sormanızı istiyorum “Hayatınızı baştan yazabilseydiniz nasıl olurdu?” Değişen şeyler kafanızda olsa bile. Bu oyun buna değiniyor işte arkadaşlar ve cidden bunu başarılı bir şekilde yapıyor, Aynı zamanda To the Moon, başka birini sevmenin gerçekte ne anlama geldiğini de düşünmemizi sağlıyor. Sevdiğiniz kişi için kendinizi feda etmek, başkasını daha iyi hissettirmek için hayallerinizden vazgeçmek. Bunların hepsini yapmak… Sonunda gerçekten buna değer mi? Cevabı sizlere bırakıyorum. Benim için oyun, zekice sunulan rahatlatıcı bir deneyim oldu ve duygusal bir oyun deneyimi yaşamak isteyen herkese to the moon’ı tavsiye ediyorum. Oyunu steam‘de bulabilirsiniz.

Ori And The Blind Forest: Görsel Anlatımın Gücü

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın